İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.

Bilge KASIRGA İPEK

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE TÜKETİCİLERİN BAKIŞ AÇISININ ÖNEMİ

Bilge KASIRGA İPEK
26 Aralık 2017
A-A+

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE TÜKETİCİLERİN BAKIŞ AÇISININ ÖNEMİ

Çevresel sorunlara karşı olan duyarlılığın artması, her geçen gün hem üreticilerin hem de tüketicilerin çevre koruma konusuna karşı daha hassas olmalarına neden olmaktadır. Üreticiler doğaya daha az zarar veren ürünleri sunmaya çalışırlarken, tüketicilerin de bu ürünleri yükselen oranda tercih etmeye başladıkları görülmektedir. Birçok sektörü etkisi altına alan bu eğilim, turizm sektöründe de sürdürülebilir turizm anlayışı ile karşımıza çıkmaktadır. Turistik ürünleri satın alan tüketiciler de, özellikle gelişmiş ülkelerde çevre dostu ürün ve hizmetleri sunan turizm işletmelerini tercih etmekte ve tüketimde bu bilinçle hareket etmektelerdir. Dünya turizminde önemli bir destinasyon olan  Türkiye’de de  son yıllarda sürdürülebilir turizm felsefesi günden güne gelişmektedir.  Ancak sürdürülebilir turizm anlayışı ile yönetilen turizm işletmelerinin sayısındaki artış dikkati çekerken, özellikle iç pazar tüketicilerinin aynı hassasiyeti göstermedikleri gözlemlenmektedir. 

Küreselleşme ile üretimin artışı ve eş zamanlı tüketimde aynı hızla büyümesi dünyadaki kaynaklara karşı duyarlı kitleleri bu konu hakkında düşündürerek sürdürülebilirlik kavramını geliştirmiştir. Sürdürülebilirlik çevresel, ekonomik ve sosyal konuların hepsini eş zamanlı içeren bir kavramdır.

Dünyada ilk Birleşmiş Milletler 1972 Uluslararası Stockholm İnsan Çevresi Konferansı’nda sürdürülebilir kalkınma kavramı dile getirilmiştir. O zamandan buyana sürdürülebilirlik ekolojik denge ve ekonomik büyümenin paralel olmasını hedefleyen gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılamayı tehlikeye sokmadan bugünkü ihtiyaçları karşılayabilen bir modeldir.

1993 yılında “Rio Zirvesi” olarak Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda ise Sürdürülebilir Kalkınma için çeşitli önerilerin olduğu, aksi takdirde sürdürülebilir kalkınmanın olamayacağı 21 konu başlığı belirlenmiştir.

Bu 21 konu başlığının 2002’de Johannesburg’ da “Dünya Zirvesi” nde küresel anlaşmalarla uygulanabilmesi için süreçleri oluşturulmuştur. Daha sonra 2012 Rio+20 zirvesi gerçekleştirilmiştir.

 

Sürdürülebilir Turizm Birleşmiş Milletler düzeyinde zirveler ve çalışmalar ile hem geliştirilip kalkındırılmış hem de yapılan çalışmaların sonuçları incelenmektedir.

Türkiye’de Trafik, kalabalıklaşma, gürültü kirliliği, mimari kirlenme, katı atıklar, hassas alanlarda yapılaşma, erozyon, emisyon ve sera gazı oluşumu, aşırı avlanma vb. doğal çevreye zarar veren faaliyetler turizm alanlarındaki çevresel tahribatı arttırmaktadır.   Yerel halkın ekonomi, yönetim ve planlama süreçlerinde yer almaması sürdürülebilir turizm politikalarını uygulayacak bir destinasyonda büyük zorluklar yaşatmaktadır.

Türk turistlerin sürdürülebilir turizme bakış açısı incelendiğinde sürdürülebilir turizmde destinasyonun gelişimi için en önemli paydaşlar olmasına karşın, turizm destinasyonlarındaki sürdürülebilir turizme karşı tutumları ve sürdürülebilir turizme verdikleri önem alan yazında az araştırılmış bir konudur. Türk turistinin bakış açısının sürdürülebilir destinasyonlardaki sonuçları işletmeciler, akademisyenler ve turizmciler üzerinden incelenip Türk turistlerinin algılarını sürdürülebilir turizmin daha nitelikli yapılabilmesi için önerilerde bulunmak gerekmektedir. 

Gelecekteki nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek umuduyla…




 Yorumlar
Bu yazıya ait yorum bulunamadı
 Yorum Gönder

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar Tümü
Anket Tümü
Hava Durumu
Hava Durumu Parçalı

42 Derece

Arşiv