İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.

ÇİĞDEM YORGANCIOĞLU

Dünya Gezgini’nin Manifestosu

ÇİĞDEM YORGANCIOĞLU
01 Nisan 2018
A-A+

Dünya Gezgini’nin Manifestosu

Çiğdem H. Yorgancıoğlu’nun  bakışı ile Dünyayı gezmek ve Dünyalıyı tedirgin etmek üzere yola çıkmak algısını anlatır bu manifesto. Su damlasının tebahur edip dönerken okyanusların sinesine, bakınca şehrimin semadan dökülen çeşmesine, yazdan hazana baranda zülfüme düşen yağmur katresine, bir sözüm daha  var bugün İstanbul. Dünyanın baş döndürücü seyrinde dönerken dönme vaktidir göç bir dönemdir, bu dönüş ne bir pişmalık ne bir sitemdir, dönen çiğdem gezen hicran-ı kalemdir, yolculuk vuslat için devr-i alemdir. Dem bu demdir Şehri serinleten ilk yağmur yağdı, Sonbaharda dolunay sonrası şeb-i hicranda  göç mevsimi karadan sıcak hava akımı yükseliyor  daireler çizerek uçma vaktidir leylekler için küre-i arzda

Tonton Dünyanın nabzını dinliyorum ve sanki bir kuyunun içine konuşuyorum. Kime sorsanız sıfır noktasında yaşadığını söylemek hoş geliyor kulağına. Elinde harita, haritadan silinmiş ve silinmesi muhtemel ülkeler halklara bir de pusulası şaşmışlara bakar  ve yolcu ilerler bir sonraki durağına. Her seferinde bir sonraki durak neresi diye sorarlar. Son durak bellidir, belli olmayan ise sadece zamanıdır. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye başka bir budala sual daha vardır gezgine sorulan. Sadece insanı, dünyayı ve üzerinde  olanı biteni iyi okuyan, her an şüphe ederek yeniden öğrenen, keşfeden, cesur, sabreden bilir, bilirim demez ve o bilge olmanın yolu üzerindedir. Yoksa ne bir kütüphanenin ne de okyanuslar veyahut  sınırlar arası  havaalanından şehir merkezine gidip gelmelerin, konaklamaların, yeni simaların, hedonist propagandalarla şekillendirilmiş alış-verişlerin bir manası ve ehemmiyeti yoktur.

Lafı dönüp dolaştırmadan dünyayı dolaşmak, direk transit, aktarmalı her nasıl olursa olsun yolda olmak, hatta ve hatta dümdüz bir yol üzerinde gitmek, sonra sınırları geçerken, insan olup sınırlarını bilmek, özgürlüğün aslında  köksüzlük ve canın ne isterse yapmak olmadığının bilinci ile devinmek güzeldir. Dünyanın dekorasyon ve iç mimarisini gezen gezgin Tanrı misafiridir. İz bırakıp izler alır.  Rehberimiz aklımız, gözümüz, gönlümüzdür.  Dünyaya açılmak demek sırtına çantayı eline valizi alıp yollara düşmek değil, düşünmek, sorgulamaktır. Öğretilmiş, koşullandırılmış “Medeniyet, Modernizm, Çağdaşlık, İlkellik, Yoksulluk, Zulüm, Tabii Kaynak, İnsan Hakları, Çevre, Tarih, Kültür, Zaman, Sanat, Ticaret ve Eczane”  kavramlarına taraflı yakıştırılan atıfların ve paradigmaların aslında ne olmadığının farkındalığıdır. 5 kıtada Kuzey ya da Güney Yarımküre’de, soğuk ya da ılıman iklimlerde bir dağın tepesinde burnuna yaklaşan bir buluta üflerken, bir at, deve, inek ya da fil eşliğinde geçirililen güzel anların ya da su altında köpek balığının peşinde giderken, okyanus sahillerinde mercanlar arasında bir istridye kabuğunda, zevrak-ı derunumda, gönlümün kayığını indirerek bulutlara kalp atışlarını dinlerken, safaride bebek bir aslanı gözlerken, yerli bir kabilenin dansını seyre dalmışken, yağmur ormanında bir kelebeğin kanatlarında yaratılmış olan her güzele hayranlıktır dünyayı dolaşmak. Hoplaya zıplaya neşe ile gezerken hiç de adil olmayan pek çok şeyin gözlerinizin önüne yaşam alanınızda serilmesinin bıraktığı gözyaşıdır. Hak ve özgürlüklerini, teminat altına alır gibi gözükürken kurtların kuzuları yediği, masum sivil halkların, insan hakları ihlalcilerinin zulmunde ezildiği, yoksullaştırdıklarının karşısında oluk oluk para ve kan akıtan obur dünyalıların tahakkümündeki dünyayı gezmek ruhundaki sevinçlerle melek kanatlarında semalarda uçup, koşarken, birden düşen buruk bir acıdır şeytanın altıgen uçurtmasının ipleri dolaştığında. Peri masallarının tatlı düşlerindeki  sıcak demirle dağlanmış kabusların ayıklığıdır. Daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçeksiz bahçelerde öksüz kalmamanın...




 Yorumlar
Bu yazıya ait yorum bulunamadı
 Yorum Gönder

Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar Tümü
Anket Tümü
Hava Durumu
Hava Durumu Parçalı

42 Derece

Arşiv